Sinemanın Tanımı Nasıl Yapılır?

Sinemanın Tanımını Yapmak

Bir meseleyi anlayabilmek için öncelikle o meselenin tanımını yapmak gerekiyor; zira ”Sokrates’e göre herhangi bir konudaki ilk bilgi, öncelikle konunun ne olduğu bilgisidir.” (1) Tabi bu meselenin geçerliliği sadece Sokrates dediği için değil, insan mantığının ilkeleri bunu gösterdiği içindir; sinemanın tanımını yapmadan yani sinema nedir? Sinema neye denir? diye sormazsak onun hakkında hiçbir şey konuşamayız. O halde lafı fazla uzatmadan, sinemayı tanımlayalım: Sinema, gerçekliğin algı üzerine inşa olunarak, zaman ve mekan kavramları içerisinde işlendiği görsel bir sanat türüdür.

  1. Bu tanımın doğruluğundan nasıl emin olabiliriz?

Bir şeyin tanımı, onu diğer şeylerden ayıran temel özellikleri ona atfetmekle mümkün olur ve gerçekleşir. Örneğin, insanın akıllı/düşünen hayvan olduğu tanımı, insandaki aklın diğer canlılardaki bulunmamasına binaen yapılır; biz akıllı/düşünen hayvan dediğimizde insandan başka bir şeyi anlamamaktayız. O halde sinemadaki tanımımıza dönecek olursak; gerçekten de gerçekliğin algı üzerinden inşa olunduğu zaman ve mekan kavramları içerisinde inşa olan sinemadan başka bir sanat türüne rastlamamaktayız. Rastlayacak olursak tiyatroya rastlarız ama orada biz zamanın içinde yer aldığımızdan, onu dolaylı algılamadığımızdan bu daha çok bilimsel/nesnel bir motif olur; oysa sinemadaki zaman kavramı özneldir ve sanat da bu bağlamda öznel olma yükümlülüğündedir.

  1. Sinema tanımlama işi midir?

Elbette, sinemayı tanımladığımızda sinema veya sanat yapmış olmuyoruz; Aristoteles ünlü Poetika’sında sanat ve şiiri çok iyi tasnif eder mesela, ama kendisine sanat yap deseniz sanatçı değildir; yapamaz. Belki yapar ama sanatçılara nazaran yetkin ve verimli olamaz. O halde sinemanın tanımlama işi olmadığına ama buna rağmen yine de sinemayı tanımlamak gerektiği kanısına varabiliriz.

Related posts

Leave a Comment